Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Search
Takip Edin



1'den 10'a Say

'1'den 10'a Say' 3-5 yaş arası çocuklar için sevimli mi sevimli bir sayı sayma uygulaması.

 

Instagram

 

E-mail Aboneliği

 

Yeni yazılardan haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin:

Son Yazılar
Son Yorumlar
Cuma
Ara072012

Şu Malum Konuya Devam

Bir önceki yazımda çocukların dikkatini özbakım konusuna çekmeye yardımcı olacak iPhone - iPad uygulamalarından bahsetmiştim. Şimdi sıra kitaplarda. 

1 | 2 | 3 | 4

 

Oğlumun Tuvalet Kitabı / Kızımın Tuvalet Kitabı

Tuvalet eğitimine dair hemen her şeyi güzel fotoğraflarla anlatan bir kitap bu. Ben artık bez takmayacağım diyen çocuklar, yeni külotlar, renk renk lazımlıklar, çişi gelince tuvalete oturan çocuklar, popo silme, el yıkama resimleri... Kitabın güzel tarafı içinden çıkartlamarın da çıkıyor olması. Başarıyla lazımlığına çişini yapan çocuğunuza aferin demek ve bir dahaki sefere de bu başarısını hatırlatmak için bu çıkartmaları kullanabilirsiniz. Biz çıkartmalarımızı nişan misali lazımlığımızın üzerine yapıştırıyorduk :)

 

Teddy ile Tuvalette

Bu kitabın da hem kızlar hem de oğlan çocukları için iki versiyonu var. Tuvalet eğitiminde önerilen taktikleriden biri çocuğunuzun sevdiği bir bebeğini lazımlığa oturtup, nasıl çiş yapılacağını bebeğe anlatmak. Bu sırada çocuğunuz sanki olayı çözmüş de bir küçüğüne bu işin nasıl yapılacağını öğretiyormuş havalarına giriyor. Lazımlığın içine biraz su koyup üstüne de oyuncak bebeği oturtarak 'aaa Ada bebeğe de bak sen, nasıl da çişini lazımlığa yaptı' diye müsamere yapmışlığımız çok :) Teddy ile Tuvalette isimli kitapta da oyuncak ayısını tuvalete götüren bir çocuk var. Beraber çiş yapıp, sifonu çekip el yıkıyorlar. Sesli bir kitap bu, üstündeki düğmeye basınca sifon sesi çıkıyor. Kitabın sonunda da bir başarı çizelgesi var.

 

İdil'in Dağınık Saç Günü

Maceraperest kızımız İdil hayalgücü pek kuvvetli bir çocuktur. Evde karton kutuya binip araba sürdüğünü, süpürgeye binip kovboy olduğunu hayal ederek durmaksızın oyun oynar. E bu kadar işin arasında saçını taramaya hiç mi hiç vakti yoktur tabi. Bütün gün saçları darmadağın gezdikten sonra bir ara gözü aynaya takılır. Bir de bakar saçlar feci durumda. Azıcık tarasam mı acaba diye başlayıp, keçe gibi olmuş saçlarını bir güzel fırçalar. Saçlar taranınca bir güzel olur ki İdil sormayın gitsin. İyi ki de tarar saçlarını, çünkü tam o sırada arkadaşları televizyonculuk oynamak için İdil'lere gelirler. İdil şarkıcı olur diğerleri de kameraman, fotoğrafçı ve gazeteci. E o saçlarla televizyona çıkamdığı iyi olur tabi :)

 

Max ile Millie Dişlerini Fırçalıyor

Millie her normal çocuk gibi babası 'hadi bakalım dişlerimizi fırçalıyoruz' dediği zaman 'Hayıııııııır'ı patlatır. Günlerden bir gün Millie'nin en sevdiği arkadaşı Max onlara gelir. Max itirazsız bir şekilde yatmadan önce dişlerini fırçalar, hem de kendi başına! Vaayy, vay vay! Millie şaşırır tabi, özenir de biraz. Babası yine elinde fırça ile Mille'ye yaklaşınca her zamankinden farklı birşey olur. Millie kendi isteğiyle dişlerini fırçalar. Aslına bakarsanız bu hakikaten de böyle. Bazen çocuklara birşey öğretmenin en güzel yolu bunu başka çocuklardan görmesi oluyor. 

 

Tuvalet eğitimi ile ilgili bir kitap daha var. İsmi 'Güle Güle Kakalar'. Doğrusu ben bu kitabı pek beğenmedim. Neden mi? Kakasını tutan bir çocuk var. Kakanızı tutarsanız karnınız ağrır mesajı verilmeye çalışılıyor. Tamam da resimlere bakınca tuvaletini yapmakta zorlanan ağrı içinde bir çocuk resmi var mesela. Çocuklar bu yaşlarda anlatılanlardan çok resimlerle öğreniyorlar gibime geliyor. Her ne kadar pozitif bir mesaj vermeye çalışsa da kitabın resimleri hoşuma gitmedi ne yalan söyleyim. Bir de kitabın ana teması şu: çocuk anne kakayı tuvalate yapsın ki anne kaka da kanalizasyondaki çocuklarına ve ailesine kavuşsun. Bu duygu sömürüsü içeren taktiği denediğimde Ada'nın tepkisi 'ağlama kakaaa, offff' şeklinde olmuştu. Oğlumun kendi kakasıyla konuşmasına sebep bir durum yaratmış olmam garibime gitti sonradan :) Bu kitaptan faydalanan aileler olduğunu okudum. O yüzden seçimi sizlere bırakıyorum.

Ne çok kaka çiş dedim yahu. Haydi bana eyvallah!

Pazartesi
Ara032012

Kirli tırnaklar, sifon sesi ve sümüklü burunlar

Bugunkü konumuuuuuz: özbakım. Aman yanlış anlaşılmasın, tuvalet eğitimi şöyle verilir, diş fırçalama alışkanlığı böyle kazandırılır diye ahkam kesecek halim yok. Onlar uzmanların işi. 2 - 3 yaşlarında çocuk sahibi olan tüm anne babalar gibi bizim evin muhabbetleri de şöyle:

günün herhangi bir saati:

- Oğlum artık şu kakanı bezine değil de tuvalate yapsan.

- ı ııı, ben yapamam ki

- Yaparsın oğlum, niye yapamayasın. Bak bisiklete binemiyodun artık biniyosun, onun gibi işte, biraz denesen yaparsın.

- ı ıııı...

uyku öncesi:

- aaaa, bak fireman sam'in dişleri ne kadar parlak. o da yatmadan önce dişlerini fırçalıyor hep. hadi bakalım biz de fırçalayalım.

- (sessizlik)

Bu hikayeler böyle uzaar gider. Olacak tabi, hepsi olacak da sırayla. Bu konuda pek faydasını gördüğümüz birkaç kitap ve iPhone/iPad uygulaması önermek istiyorum. Bunlar sayesinde tuvalet eğitimine kesin çözüm getirirsiniz filan demeyeceğim ama. Anne baba olarak sihirli bir hap olsa da şu iş hallolsa diye içten içe hayal kurduğumuzu hepimiz biliyoruz, itiraf edelim. Bu kitaplar ve uygulamaların en büyük faydası çocukların özbakım konusuna dikkatini çekmek, daha fazlası değil. OK, beklentileri belli bir seviyeye çektik, şimdi başlayabiliriz.

En beğendiğim ve en faydalı bulduğum uygulama ile başlayım: Pepi Bath

 

Pepi isimli iki adet kokuşmuş çocuğumuz var. Üstleri başları OMO reklamından çıkmış gibi. İşe kıyafetleri teker teker çamaşır makinasına atarak başlıyoruz. Çamaşırlar tertemiz oldu muu? Hadi şimdi de onları ipe asalım. Sıra banyoda. Pepi'nin saçları aktarlarda satılan kabak lif misali karış kuruş olmuş. Hadi onları tarayalım. Ooo Pepi o tırnakların hali ne öyle, maşallah Volverine'in yeğeni gibisin. Haydi şu tırnakları keselim. Dişler? Amanın, yosun tutmuş dişler yosun. Hadi güzelce fırçalayalım. Kalaycı çırağı tadında simsiyah olmuş elleri de yıkadık mı tamam. Şimdi sıra ismi lazım değil işte. Pepi'nin fena halde kakası gelmiş. Hop tuvalete. Bas karnına Pepi'nin, pııırrrtttt kakalar tuvalate. Eee popoyu silmeden olur mu? Güzeeeelce silelim popoyu. Tamam, şimdi çek o sifonu çek çek. OK, son olarak da oda spreyini pııssssst diye boca edelim ortama. Tamamdır. Haydi son olarak banyona. Saçlar yıkansın, ayaklar çitilensin, lastik ördekler yüzdürülsün. Tamamsın Pepi, insan yavrusuna benzedin biraz. Pepi'nin videosunu izlemek isterseniz:

Uygulamanın ücretsiz bir Lite versiyonu var, bu limitli versiyonda sadece çamaşır yıkama ve lavabo önündeki diş fırçalama, saç tarama vs. kısımları mevcut. Tüm paketin fiyatı ise 3.59 TL. Kesinlikle değer.

 

Diğer iPhone/iPad uygulamamızın adı Potty Time with Elmo.

Elmo'nun o tiz sesine her ne kadar kıl olsam da ana baba dostudur Elmo. Nerede öğretilecek birşey var, orada Elmo. Hazır eli değmişken Elmo tuvalate de el atmış. Elmo'nun David isimli bir oyuncak bebeği var. Ona tuvalate gitmeyi şarkılı türkülü bir şekilde öğretiyor. Çiş kaka gelmesi anından, sifon çekme, el yıkama sahnesine kadar eşlik ediyor bize. Hatta, 'yaşasın David bebek, artık kocaman oldun, hadi bakalım istediğin donu seç' diyerekten stil danışmanlığı bile yapıyor. Hikayeyi okurken bir yandan da çeşitli çıkartmalar toplayıp daha sonra da bunları tuvalet çizelgenize yapıştırabiliyorsunuz. Uygulamanın içinde basit yap-bozlar da var. Videosunu izlemek isterseniz buyrun:

 

Bu uygulamayı hem iPhone hem de iPad üzerinde çalıştırabilirsiniz. Fiyatı $2.99.

 

Kitap önerilerimi de bir sonraki yazıda paylaşacağım. Temiz kalın :)

 

Çarşamba
Kas282012

Ovvvv Yooooo Doğumgünü Partisiii!!!

Kaynak: Curtis Steiner'a ait pin

Huzur dolu bir Pazar günüydü. Ta ki o doğumgünü partisine gidene kadar. Sitemizin sosyal tesisinde vuku bulan olaya parti demeye dilim varmıyor, daha ziyade bir cinnet anıydı. İçeri girer girmez ağzındaki mikrofona bas bas bağıran animatörün sesi çınladı kulaklarımızda. Doğumgünü çocuğuna 'iyi ki doğdun' diyip, hediyesini bizzat verme fırsatı bulamadan bir hengamenin içine girdik. Bir yanda bas bas bağıran animatör, bir yanda can sıkıntısından patlayan babalar, bir kenarda kalmış anneanne - dedeler, diğer yanda çocuklara birşeyler yedirme derdinde anneler, hadi şimdi şunu oynayacaksınız, şimdi şurada sırayla oturacaksınız diye hizaya sokulan 20 küsur çocuk, ve durmaksızın çalan Nosa Nosa şarkısı. Ada'nın ilk tepkisi 'burası çok gürültülü, ben buraya girmek istemiyorum' oldu. Aman asosyallik olmasın hesabıyla 'gel biraz girelim içeri bak şu da varmış, bu da varmış ıdı bıdı' dedim ama çocuk haklı aslında. Partinin koptuğu an animatörün çocuklara "en yüksek sesle 'hediye' diye bağırana hediye var" demesi oldu. Parti değil Hunger Games anasını satayım.

Pia & Niko'ya gelen ziyaretçilerin çoğu 'doğumgünü parti fikirleri' ve benzeri aramalar sonucunda uğruyorlar bloga. Anne ve babalar olarak çocuklarımız için en iyisini en güzelini yapmak istiyoruz. Genelde de geçenlerde gittiğimiz falancanın dinozor, peri, araba vs. temalı partisinin etkisi ile biz de çocuğumuza şu bu temalı partiler düzenlemeliyiz baskısını hissediyoruz. Olay çocukların eğleneceği basit bir partiyi aşıp, peçetelerin tabaklarla uyumlu olduğu, bilmemkimlerin de mutlaka çağırılması gerektiği, o kadar çocuğu nasıl oyalayacağız diyip bir animatöre başvurulan büyük organizasyonlara dönüşüyor bir anda. Şimdi lütfen derin bir nefes alın, tüm bunlara gerek yok. Unutmayın partiyi çocuğumuz için yapıyoruz.

Şimdi bu söylediklerim 'bizim zamanımızda öyle miydi' minvalinde şeyler olacak ama, hatırlıyorum bizim küçüklüğümüzde doğumgünü partisi denen şey ilkokul yaşlarından itibaren yapılan, birkaç sevilen arkadaşın ve komşu çocuğunun eve çağırıldığı, genelde annelerin yaptığı kurabiye ve pastalar eşliğinde kutlanan ve sandalye kapmaca ya da hırsız kim benzeri oyunların oynandığı basit kutlamalardı. Ve çok eğlenirdik. 

Birçok kaynakta okuduğum öneriler şunu söylüyor: çocuğunuzun doğumgünü partisinde çocuğun yaşı + 1-2 çocuk davetli olmalı. Geçen haftasonu gittiğimiz parti bir 3 yaş partisi idi. Yani idealinde o partide en fazla 5 çocuk falan olmalıyıdı. Doğumgünü çocuğuna 'hangi arkadaşların geldi bugün, sana neler almışlar?' diye sorsanız bir cevap almanız zor yani.

Bu konudaki naçizane fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

  • Parti planınızı basit tutun. Her anlamda, davetli listesi, yemek listesi, süslemeler. Böylelikle daha az hazırlanma stresi yaşayacaksınız ve partinizin tadını daha çok çıkarabileceksiniz.
  • Partiye tüm tanıdıklarınızı davet etmek durumunda değilsiniz. Bu çocuğunuzun partisi ve onun önemsediği ve rahatça oynayabileceği birkaç arkadaşının davetli olması yeterli. Eğer ki çocuğunuz kreşe gidiyorsa, kreşlerde minik bir kutlama zaten yapılıyor. Böylece sınıf arkadaşları ile bir kutlama yapmış oldunuz, tüm sınıf arkadaşlarını partiye çağırma sıkıntısına girmeyin.
  • Parti süslemeleri için internette çeşit çeşit basılabilir materyal var. Komik maskeler, şapkalar, hediye kutuları, davetiyeler... ne ararsanız var. Bu tip materyalleri topladığım bir Pinterest panosu var. Şuradan bu panoya erişebilirsiniz. Çocuğunuz ile parti süslerini beraber yapmak çok daha eğlenceli değil mi? Çalışan anne babaları duyar gibi oluyorum, 'vaktimiz mi var sanki?' diyorsunuz değil mi? Parti süsü alışverişine çıkacağınız Cumartesi öğleden sonrası vardı ya, işte o süreyi Migros'a gidip parti süsü arayacağınıza evde beraber süs yapmak için kullanabilirsiniz. Ne kadar yapabilirseniz o kadar, amaç çok süs yapmak değil.
  • Partiyi çok uzun tutmamakta fayda var bence. Bir saatlik oyun süresi bana yeterli gibi geliyor. Grup halinde, iç ve dış mekanlarda oynanabilecek türlü çeşitli oyunlar için Her Güne Bir Oyun isimli kitap nefis bir kaynak. 
  • Partide ikram edeceğiniz yiyeceklerden birini çocuğunuz ile birlikte hazırlamak da güzel bir fikir bence. Basit bir kurabiye yapabilirsiniz mesela. Biraz muz doğrayıp yanına bir kase çikolata eritmek kadar basit birşey de yapabilirsiniz. Papağan gibi tekrarlıyorum ama ne kadar basit o kadar az stres = daha fazla eğlence.
  • Son olarak çok orjinal doğumgünü partisi fikirlerinin paylaşıldığı birkaç site önermek istiyorum:

Hip Hip Hooray

Hostess with the Mostess

Oh Happy Day

Oh! Party

Hepimize kolay gelsin :)

Cuma
Kas232012

Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Öğretmenlerin hakkı ödenir mi hiç? Tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun.

Bunlar da dün akşam Ada ile birlikte yaptığımız öğretmeler günü kartları. 

 

Bir anne oğul ortak yapımı.

Boyama by: Ada Yavuz

Kalanlar by: Elif İzbırak Yavuz

Pazartesi
Kas052012

Sonbahar

Evet efendim, resmi olarak sonbahar geldi. Rüzgar, yağmur, iyiden iyiye kızaran ve sararan yapraklar, gökyüzünde küme küme uçan göçmen kuşlar...

Mevsim değişirken insanın içinden doğallıkla mevsime uyumlu renklerde giyinmek, mevsim sebze meyvelerini yemek, mevsime yakışan şeyler dinlemek gibi bir eğilim oluyor. En azından bende öyle oluyor diyim. Mesela geçen gün kiremit kırmızısı bir kadife pantolon ile, hardal rengi bir şal aldım. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Utanmasam hiç üzerimden çıkarmayacağım. Soruyorum size, şimdi şu havada zeytinyağlı bol dereotlu enginar yanına yeşil salata mı yemek istersiniz yoksa kök sebzelerle yapılmış güzel bir tavuk yahni üstüne kestane kebap mı? Bilmem demek istediğimi anlatabildim mi?

İçinde bulunduğumuz güzel mevsime yakışacağını düşündüğüm şeylerden bir demet sunuyorum sizlere :)

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6

 

1. Bu tilki şeklindeki kabanda uzun zamandır gözüm var fakat oldukça pahalı bir parça. Little Goodall isimli etsy dükkanında bu ve benzeri pek eğlenceli kabanlar var.

2. Bu t-shirt Boden'ın kış sezonundan. Boden ne yazık ki Türkiye'ye teslimat yapmıyor. Ancak öyle güzel kıyafetler var ki (yetişkinler için de), ingilteredenal.com isimli site yoluyla Boden ürünlerini alabilirsiniz. ingilteredenal.com oldukça faydalı bir hizmet, Türkiye'ye teslimat yapmayan internet mağazalarından alışveriş yapmanızı sağlıyor. İngiltereden aldığınız ürünler için size İngiltere'de bir adres veren ve bu adrese gelen paketlerinizi Türkiye'ye gönderen bir hizmet. Güzel değil mi? Yakın dostlarım tarafından denendi ve onaylandı.

3. Bu sevimli kırmızı başlıklı kız çıngırağını Monsters with Love isimli etsy dükkanında bulabilirsiniz.

4. Bu enfes kıyafet kombinasyonunu sırf bizlere fikir ve ilham versin diye paylaşıyorum. Kaynak: Lilli Bulle

5. Danefae markalı Viking t-shirt'ünü Huset isimli internet mağazasında bulabilirsiniz. Danefae markasının bir takım ürünleri anladığım kadarıyla Türkiye'de üretiliyor. Bebek's isimli sitede bu markanın ihraç fazlalarını aradabir bulmak mümkün oluyor. Üstelik çok makul fiyatlara :)

6. Elma şeklinde el örgüsü puf. Resimden pek anlaşılmıyor ama bu pufun boyutları 50 * 60 cm civarında. Böyle şeyler örme becerisi olanlar, çocuk odaları için eğlenceli yastıklar yapabilir aslında. Zor mu olur bilemedim ki.

 

Bu kadar lafın üstüne sizleri sonbahara çok yakışan sevimli bir şarkı ile başbaşa bırakıyorum.

 

Kings of Convenience - Boat Behind from François Nemeta on Vimeo.

Page 1 ... 2 3 4 5 6 ... 16 Sonraki 5 Yazı »